TERÖRÜN ANALİZİ

“Bilgisizliğin harekete geçmesi kadar

korkunç bir şey yoktur.”[1]

Almanak 2004“Uygarlık Krizi”nin devasa ölçeklerde yaşandığı koşullarda, kavramların alt üst edildiği bir kesitten geçiyoruz...

Kavramların, gerçekle ilişkisinin kesildiği bu kesitte kimileri, “Terörün siyaset bilimi açısından yeterince analize tabi tutulmaması bir yana sosyolojisi de henüz bilinmiyor,”[2] derken; kimileri de “terör tanımlamaları”[3] yapıyor...

Bunlar, tam da B. Brecht’in, “Tiyatro Üzerine” yapıtında, “Kapitalizm, yüzüne karşı fırlatılan zehiri hemen ve sürekli olarak ilaca dönüştürme ve sonra ondan yararlanma gücüne sahiptir,” dediği işlevsellikteki kör düğümleri ağırlaştırırken; “küreselleşme” dedikleri emperyalist “Yeni Dünya Düzen(sizliğ)i” (“YDD”) panayırında pazarlanan en karmaşık “mal” da, böylelikle burjuva devletin, “terör” ve “terörizm” söylenceleri olup çıkıyor.

Ancak “Terör nedir, ne değildir?” ya da “Hangi koşullar altında terör, hangi koşullar altında değildir?”, sorusunu yanıtlamak; terörün tarihsel, ekonomik, toplumsal, antropolojik, sosyal psikolojik, sosyolojik ve sınıfsal öğeleriyle birlikte, devlet gerçeğini yerli yerine oturtmayı gerekli kılar. Sınıflı-sömürücü toplumlarda genel bir “terör” (ve “terörist”) tanımı vermeye kalkışmak, abes ile iştigaldir.

Ayrıca, “şiddetin her türlüsüne karşıyız” demekle de iş bitmez! Böylesi bir tutumla, egemenlerin şiddetine dolaylı destek verilmiş olunur. Çünkü “YDD” ile dört yanı kuşatan egemen şiddet, insan(lık)a karşı sınırsız şiddet uygularken; soyut tartışmalarla, ezilenlerin direniş hakkını “şaibeli” kılmak; “kaş yapayım derken, göz çıkartmak”tan başka bir işe yaramaz/yaramıyor da...

Almanak Bilgiler

  • Yazar: Temel Demirer
  • Yıl: 2004
Ara...

AYRINTILI ARAMA

  • Etiketler
  • Kategori
  • Yazar
  • Yıl

Üye Giriş