2002 YILI EMEKÇİLER AÇISINDAN ZORLU GEÇTİ

Almanak 20022002 yılı emekçiler açısından neo-liberal saldırıların giderek ağırlığını hissettirdiği bir yıl oldu. IMF direktifleri ile hareket eden DSP-MHP-ANAP koalisyonu yerini aynı politikaları devam ettirmek konusunda daha da cesaretli adımlar atmaya niyeti olduğunu her defasında gösteren AKP iktidarına bırakırken emekçilerin sorunlarının daha da derinleşeceği ortaya çıktı.

Çalışma Yaşamı ve Saldırı Yasaları

Özelleştirme uygulamalarının, taşeronlaştırma uygulamalarının, işten çıkartmaların gündemden düşmediği 2002 yılında sermaye çevrelerinin beklentileri, varolan kuralsız kayıtdışı ve esnek çalışma yaşamını iş yasasında yapılan değişikliklerle yasalaştırmak ve yeni kar alanlarının açılması noktasında kamu hizmetlerinin piyasaya uyumlandırılmasını sağlamaktı. Personel rejim yasası, performansa dayalı ücretlendirme,yerel yönetimler yasa tasarısı vb. gibi düzenlemeler sürekli gündemde tutuldu. İş güvencesi yasasının çıkmasının önüne geçmek ve iş kanununda yapılacak değişikliklerle birlikte ele alınmasını sağlamak için sermaye çevrelerinin yoğun faaliyeti dikkat çekiciydi.

Şeker yasası, tütün yasası, enerji piyasası yasası, doğalgaz piyasası yasası, elektrik piyasası yasası gibi ülke kaynaklarını uluslararası emperyalist tekellerin ellerine terk edilmesinin kanallarını açacak yasalar emekçiler ve halkımızın geleceğini tehdit eden girişimler olarak gündemimizi işgal etti.

2002 yılı sermaye çevrelerinin kaynak ihtiyacı da iç borçlanma ve adaletsiz vergi sistemi ile emekçilerin üstünden sağlandı. Bütçe olanakları yine sermaye ve rant çevrelerine kaynak aktarmanın aracı haline geldi. Emekçiler daha fazla yoksullaştı, işsiz kaldı.

 

Emekçiler ne yazık ki bu saldırılara karşı bütünlüklü bir karşı çıkışı ortaya koyamadı. Emekçilerin birlik ihtiyacı 2002 yılında her zamankinden daha çok su yüzüne çıktı.

Emek Platformu bu süreçte işlevsiz ve etkisiz kaldı. Emekçilerin ortak tutum almasının sağlanması açısından önemli bir misyona sahip olan platform mücadele perspektifinden uzak örgütlerin etkisizleştirdiği bir hal aldı. Platformun yerel ayaklarının örülememesi söylenen merkezi sözün karşılığını bulmamasına ve aşağıdan yukarıya bir zorlamayla doğru bir hattın oluşamamasına yol açtı.

KESK ve Sendikal Hareket

Kamu emekçileri açısından da 2002 yılı mücadelelerle geçen bir yıl oldu. KESK ve üye sendikalar 57. Hükümet IMF’e bağımlı politikalarına karşı işyerlerinde, alanlarda ve çeşitli demokratik platformlarda mücadele ederek 2 milyon kamu emekçisinin taleplerini savundular. IMF’in, kamunun küçültülmesi ve devletin sosyal görevlerinin budanması talebine sert bir şekilde karşı çıkan KESK, bu anlaşmanın 30 bin kamu emekçisinin emekliye sevk edilmesi ve bölge müdürlüklerinin kapatılması gibi uygulamalarla kamu emekçilerini hedef aldığını ve kamunun küçültülmesi adı altında eğitim gibi, sağlık gibi temel insan haklarının ihlal edildiğini kamuoyuna açıkladı, bu uygulamalara karşı eylemler gerçekleştirdi.

KESK, Meclis’ten geçirilen ve kamuoyunda Mezarda emeklilik olarak bilinen yasaya da karşı çıktı. Yeni yasada, Anayasa Mahkemesi’nin bozmaya gerekçe olarak gördüğü aksaklıklar giderilmediği gibi, emeklilik yaşında da sadece bir yıllık bir geri çekme söz konusu oldu. Yüzbinlerce emekçi kazanılmış haklarını kaybetti.

Yeni yasada belirlenen kadınlar için 57, erkekler için 59 yaş sınırı, Türkiye’de ortalama yaşamın 65 yıl olarak tespit edildiği göz önünde bulundurulduğunda Türkiye gerçeklerine uygun değildir. Üstelik, kamu çalışanlarının büyük bir kısmının ancak açlık sınırında ücret aldığı ve bu nedenle en hayati sosyal, kültürel, sağlık gibi ihtiyaçlarını bile karşılamaktan uzak bir şekilde yaşadığı göz önünde bulundurulduğunda 59 yaş sınırının ölüm sınırı olduğu ortaya çıkmaktadır.

Kamu emekçileri 4688 sayılı yasa gereğince ilk kez 2002 yılında toplugörüşme masasına oturdular. Ancak toplugörüşme süreci Konfederasyonumuzun yasa çıkarken eleştirdiği noktaların haklılığını ve yasanın uygulanamazlığını gösterdi. Yetki sürecinde çeşitli hukuksuzluklar gündeme geldi ve 57. hükümetinin Çalışma Bakanlığı KESK’in 90 bin üyesini yok saydı. Buna karşı KESK yargıya itirazda bulundu. Bu itiraz aradan 7-8 ay geçmesine karşın hala sonuçlanamamıştır. Bu nedenle gerçekte yetkili sendikaların hangisi olduğu hala belli değildir. Yasanın toplugörüşme sürecini kısa bir zamana sıkıştırmasının pratikte anlamsızlığı ortaya çıkmıştır. Kamu emekçilerinin 4688 sayılı yasanın sınırlarına çekilmek istenmesine karşı toplusözleşmeli-grevli sendika yasası için fiili ve meşru mücadele çizgisine duyulan ihtiyaç önemini korumuştur.

Toplu görüşme sürecinde KESK ‘toplugörüşmeyi toplusözleşmeye çevirme’ anlayışı çerçevesinde, Ankara’ya yürüyüşü, kitlesel basın açıklamaları hizmet üretiminden gelen gücünü kullanma gibi eylemler gerçekleştirerek kamu emekçilerinin ekonomik ve özlük haklarını savunmuştur.

Bu arada Uluslar arası Çalışma Örgütü (ILO) Konfederasyonumuzun 4688 sayılı yasanın grev hakkını içermemesi ve bazı kamu emekçilerine yasaklar getirmesi nedeniyle yaptığı başvuruyu kabul ederek Türkiye’yi uyarmıştır. ILO yasanın grev hakkını içerecek biçimde yeniden düzenlenmesi için Türkiye’ye bir yıl vermiştir.

Seçimler sırasında Konfederasyonumuz ‘emek karşıtı ve IMF yanlısı programlara oy yok’ diyerek kamu emekçilerinin seçime müdahil olmasını sağlamıştır. Ancak demokratik bir seçim gerekli olan seçim ve siyasi partiler yasası değişikliğinin yapılamaması bu müdahalenin daha etkin bir şekilde yapılmasını engellemiştir.

Demokratikleşme

Demokratikleşme konusunda eksiklikler 2002 yılında da devam etti. 2002 yılı, emekçilerin, aydınların, öğrencilerin, gençlerin üzerinde baskı ve yasaklamaların, cezaevlerinde F tipi zulmünün sürdüğü, işkence uygulamalarının, Türkiye’de demokrasi sorunun en önemli parçası olan Kürt sorununda Kürt halkının taleplerinin görmezden gelinmesi noktasındaki politikaların devam ettiği, örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin sürdüğü bir yıl olarak yaşandı.

2002 yılında kamu emekçileri üzerinde de antidemokratik uygulamalar devam etmiştir. Demokratik hakkını kullanan yüzlerce kamu emekçisi başka yerlere sürülmüş, davalar açılmış, eylemlerimize coplu gaz bombalı panzerli saldırılar gerçekleşmiştir. En son 35 kamu emekçisinin yasaklı sendika yasasına karşı yaptığımız eylem nedeni ile 15 ay hapis cezasına çarptırılması bunun açık bir örneğini oluşturmuştur.

AKP İktidarı ve Yeni Dönem

AKP’nin tek başına iktidara gelmesi ve bunun üzerinden toplumda oluşturulan olumlu hava emekçileri hedef alan düzenlemelerin hayata geçirilmesi noktasında sermaye çevrelerini ve onların sözcüsü konumundaki AKP’yi daha da cesaretlendirdi. Gerek Acil Eylem Planında gerekse Hükümet programında AKP hükümetinin tercihinin sermayenin emperyalist yönelimleri çerçevesinde olduğu açığa çıktı.

Yıllardan beridir hayata geçirilmesi noktasında önemi dirençlerle karşılaşılan -başta tekel konumundaki (Telekom, Tekel gibi) kamu kurumları olmak üzere- özelleştirilmelerin gerçekleştirilmesi konusunda ivedi adımların atılması, “devletin yeniden yapılandırılması” başlığı altında kamu hizmetinin ve sosyal devletin tasfiyesini hedefleyen düzenlemelere gidilmesi, IMF’in büyümeyi ve yatırımı değil borç ödemeyi hedefleyen programına harfiyen uygulmaya devam edilmesi ve “esnek ve çağdaş” bir iş kanunu ile emekçilerin köleliğe mahkum edilmesi noktasındaki yaklaşımlar AKP hükümetinin temel karakterini ortaya koydu.

Sonuç olarak 2002 yılı emekçilerin kazanımlarına yönelik ciddi saldırıların olduğu ve yeni saldırıların hazırlıklarının yapıldığı bir yıl olarak yaşandı. Görünen odur ki 2003 yılı emekçiler açısından çok daha zorlu ve mücadele dolu bir yıl olacak. Emekçilerin kendilerine yönelik saldırılara karşı bilinçlenerek hak kayıplarına uğramalarının önüne geçmek için mücadeleyi daha da fazla yükseltmeleri gerekiyor. AKP hükümetinin sermaye çevrelerinin beklentilerine yönelik kararlı tutumuna emekçiler aynı kararlılıkla set çekmek durumundadır. Özelleştirmeye, kölelik yasalarına, kamunun tasfiyesine karşı daha güçlü bir mücadele hattı örülmelidir.

Almanak Bilgiler

  • Yazar: Güven Gerçek
  • Yıl: 2002
  • Kurum: KESK Genel Örgütlenme ve Eğitim Sekreteri
Ara...

AYRINTILI ARAMA

  • Etiketler
  • Kategori
  • Yazar
  • Yıl

Üye Giriş