Ögeler etikete göre görüntüleniyor: Demokrasi

79 yıllık Türkiye tarihine bakıp, objektif bir gözle değerlendirme yapmak isteyen herkes bu ülkenin her dönemde ciddi anlamda bir demokrasi sorunu yaşadığını görecektir. 79 yıl bir devlet için ne uzun ne de kısa bir zamandır. Ama, ekonomik istikrarsızlığın politik çalkantılarla dolu olduğu, ikisi arasında sürekli bir kopukluk yaşandığı da bu tarihin ayrılmaz, hatta onunla bütünleşmiş bir parçası durumundadır. Cumhuriyetin ilan edilişinden günümüze uzanan siyasal ve ekonomik süreç hiç kuşku yok ki, çok daha ayrıntılı ve genel bir değerlendirme konusu olabilecek boyuttadır ve bunu ortaya koymak için varoluş ve gelişim dönemleri ile ilgili de ayrı bir inceleme yapmayı gerektirir. Yine de Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla birlikte başlayıp, Cumhuriyetin ilk yıllarına ve ondan sonraki dönemlere kısaca bakılacak olsa bile önümüze çıkacak bir Türkiye tablosunda yaşanan sorunları belli başlıklar halinde sıralamak mümkün olacaktır.Türkiye'nin yakın tarihine bakıp, sorunları için söyleyecek sözü olan çok sayıda insan var ve bunların hemen hepsinin fikirleri ve değerlendirmeleri tek bir çatı altında toplandığında hiçbirinin birbirinden kopuk olmadığı, hatta eksiklikleri gösterip, tamamlayan yanların da bulunduğu görülebilir. Çünkü, bu ülke devlet oluşundan bugüne dek süren 79 yıllık tarihinde çözemediği sorunları şimdi de aynı yakıcılıkla yine yaşıyor ve aradan geçen bunca zamana rağmen çözümleri noktasında sürekli bir çözümsüzlük içinde dönüp dolaşıp, aynı yöntemler,aynı anlayış ve aynı argümanları kullanarak durumu kotarma çabasında bocalıyor.İşte bu çerçevede, Türkiye'de yaşanan onca ciddi sorun arasında bugün daha da kökleşmiş, varlığı egemenler tarafından sürekli reddedilen ama sorunu kabul edenlerin de çözümü ve çözüm arayışları engellenmiş bir sorun vardır: Kürt sorunu.Kürt sorunu tıpkı diğerleri gibi Türkiye'nin bu 79 yıllık tarihinde hiç eksilmeyen ve bir şekilde yaşayıp, büyüyen, gelişen bir sorun olarak bugünlere geldi. Ama, hiç bir zaman bu kadar açık ve artık Türkiye'nin sorunları arasında olduğu herkesçe kabul edilen bir durum yaşamamıştı.80'lerin ortasından 90'lı yılların başlarına uzanan yoğun şiddet ve çatışmalı bir sürecin ardından bugün Kürt sorunu ve onun etrafında şekillenen diğer çözüm bekleyen gelişmeler Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmek için göstermesi gereken uyumun bir parçası olarak tartışılıyor.Elbette, tüm bunlar kendiliğinden gelip gündeme yerleşmedi. Yasaklamalar zinciriyle çevrelenmiş, halkın hak ve özgürlükleri budanmış bir ülkede ne kadar baskı yapılırsa ve yaşanırsa bir o kadar da mücadeleci tutumun gelişeceği gerçektir ve bu mücadeleci tutum da gelişmiştir.Her gün yeni halkaların eklenerek, paslanıp çürüme aşamasına gelen parçalarının onarılıp sağlamlaştırıldığı, her halkanın arasından "açık terör" ve baskının sonuçlarının sızdığı bir zincirin önünde sonunda kırılması kaçınılmazdır. Kürt sorunu da bu paslı zincirin önemli bir halkası olarak kırılmaya ihtiyaç duyuyordu. Şimdiki, değerlerdirme ve ele alınış tarzı bakımından bu soruna "kırıldı" damgası vurmak doğru değildir. Ama, Kürtlerin kendi hak ve özgürlükleri doğrultusunda talep ettikleri ve mücadelelerinin bu kırılmaya hizmet ettiği de ortadadır.

Almanak Bilgiler

  • Yazar Çetin Diyar
  • Yıl 2001
Yayınlandığı Kategori Kürt Sorunu
Ara...

AYRINTILI ARAMA

  • Etiketler
  • Kategori
  • Yazar
  • Yıl

Üye Giriş