İSVİÇRE’DE GÖÇ OLGUSU ve MİNARE YASAĞI

Almanak 200929 Kasım 2009’da yapılan halk oylaması ile “minare yapımının yasaklanması” İsviçre Konfederasyonu Anayasası’nın bir hükmü haline geldi. Bu yasağa dünyanın çeşitli ülkelerinden ve İsviçre içinden pek çok tepki geldi. Tepki veren  ülkelerden biri de Türkiye idi. Minarelerin yasaklanmasının kabul edilemez olduğu konusunda hemen hemen herkes hemfikirdi. Tepki gösterenlerden bazıları, söz konusu yasağı İslam dinine ve parçası oldukları ‘İslam alemine’ bir saldırı olarak algıladılar. Bunların arasına Başbakan Tayyip Erdoğan’ı ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü dahil edebiliriz.1 Soldan gelen tepkilere bakıldığında, izleyebildiğimiz kadarıyla, bunun kabul edilemez olması ırkçılık temelinde gerekçelendiriliyordu. Bunlardan bazıları, olayı Türkiye Cumhuriyeti devletini ve hükümetini eleştirmenin bir vesilesi haline getiriyordu. Bu ise, daha çok Türkiye’deki dinsel ve etnik azınlıkların durumuna vurgu yapılarak gerçekleştiriliyordu.

Bu yazıda öncelikle yapmaya çalışacağımız şey, esası itibarıyla İsviçre’de göç olgusunun tuttuğu yeri, özellikle tarihsel planda ele almak olacak. İşin bu kısmının oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü, minare yasağı konusunda Türkiye’de yapılan tartışmalarda bu boyut eksikti. Sonrasında ise, tarihsel planda sağlanan açıklığın getirdiği olanaklarla söz konusu yasağı ele alacak ve olaya göç olgusunun İsviçre toplumunda tarihsel olarak bir tehdit olarak algılanması ve özellikle son yirmi yılda giderek suça dönüştürülmesi olguları çerçevesinde irdelemeye çalışacağız.

Almanak Bilgiler

  • Yazar: İbrahim Soysüren
  • Yıl: 2009
Ara...

AYRINTILI ARAMA

  • Etiketler
  • Kategori
  • Yazar
  • Yıl

Üye Giriş